Mayıs 2011 Klinik Bilimler, Soru 1
1. Kan basıncında paroksismal yükselmeyle birlikte baş ağrısı, terleme, çarpıntı, bulantı ve kusma gibi bulguların ortaya çıktığı ve bu nedenle migren, menopoz ya da panik atak ile karıştırılabilen sekonder hipertansiyon nedeni aşağıdakilerden hangisidir? A) Renalarterstenozu B) Aort koarktasyonu C) Feokromositoma D) Cushing sendromu E) Primer aldosteronizm
Cevap C
|
 |
Dahiliye Vaka Kampı Kitabı Sayfa 66
22. Zaman zaman baş ağrısı şikayeti olan hastanın TA=145/110mmHg olarak bulunuyor. Çekilen sürrenal MR da sağ sürrenalde 3,5 cm büyüklüğünde, adenomla uyumlu parlak görünümde lezyon saptanıyor. Bu hastada hangisi uygulanmamalıdır? A) Klonidin supresyon testi B) İdrarda VMA testi C) Önce terazosin verilmelidir D) Önce propranolol sonra fenoxibenzamin verilmelidir. E) Sıvı replasmanı verilmelidir
Cevap D Hastanın kliniği feokromasitoma ile uyumludur. Önce beta-bloker verilmesi hipertansif atağa neden olabilir. Ancak alfa- bloker verilip hipertansiyonu kontrol edilen hastalara taşikardi nedeni ile beta-bloker tedaviye ilave edilir.
|
|
|
|
Mayıs 2011 Klinik Bilimler, Soru 4
4. Akut lober pnömonisi olan bir hastada karakteristik vokal fremitus, perküsyon bulgusu, oskültasyonda krepitan rai ve tuber sufl duyulması bulguları aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?
|
|
|
Oskültasyon |
|
Vokal fremitus |
Perküsvon bulgusu |
Krepitan ral duyulması |
Tuber sufi duyulması |
| A) |
Normal |
Rezonan |
Yok |
Yok |
| B) |
Artmış |
Matite |
Var |
Var |
| C) |
Azalmış |
Hipersonorite |
Yok |
Yok |
| D) |
Azalmış |
Matite |
Yok |
Var |
| E) |
Artmış |
Matite |
Yok |
Yok |
Cevap B
|
 |
Dahiliye Vaka Kampı Kitabı Sayfa 75
62. 50 yaşında nefes darlığı şikayetleri ile hastaneye başvuran hastanın fizik muayenesinde hasta takipneik, vokal fremitus sağda azalmış, trakea sola deviye, perküsyonda sağda matite, solunum sesleri sağda azalmıştır. Bu hasta aşağıdakilerden hangisi ile uyumludur? A) Plevral efüzyon B) Lober pnömoni C) Atelektazi D) Akut astım atağı E) Pnömotoraks
Cevap A Sağda plevral effüzyon varlığında trakeada sola deviasyon beklenir, sağda vokal fremitusda azalma ve perküzyonla matite, solunum seslerinde azalma bulunur.
|
|
|
|
Mayıs 2011 Klinik Bilimler, Soru 5
5. Elli beşyaşında, daha önceden şikayeti olmayan, obez, sigara içmeyen bir kadın hasta 3 haftadan fazla süren öksürük yakınması ile başvuruyor. ACE inhibitörü almadığı öğrenilen hastanın, akciğer grafisi normal olarak değerlendiriliyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Kronik obstrüktif akciğer hastalığı B) Bronkojenikkarsinom C) Pulmoneremboli D) Sol kalp yetmezliği E) Gastroözofageal reflü
Cevap E
|
 |
Dahiliye Vaka Kampı Kitabı Sayfa 2
1. 60 yaşında erkek hasta yaklaşık 20 yıldır retrosternal yanma yakınması olurmuş. Son 3 aydır düzenli PPİ tedavisi almasına rağmen, öksürük atakları, boğazında ağrı ve disfaji şikayetleri de eklenince başvurdu. Fizik incelemesi normal, Hb:14 gr/dl idi. Bu hasta için aşağıdakilerden hangisi endoskopi endikasyonu değildir? A) 60 yaşında olması B) 20 yıldır pirozis olması C) Disfaji semptomunun olması D) Hb:14 gr/dl olması E) PPİ altında semptomlarının artması
Cevap D GÖRH düşünülen bir hastada ileri yaş, medikal tedaviye refrakterlik, uzun süreli semptomlar (> 5 yıl) atipik semptomlar veya alarm semptomları (disfaji, kilo kaybı, anemi gibi) endoskopi endikasyonudur. Hb 14 gr/dl normal değer olup endikasyon değildir.
|
|
|
|
Mayıs 2011 Klinik Bilimler, Soru 6
6. Aşağıdakilerden hangisi akut respiratuvar distres sendromu tanısı konulmasında kullanılan kriterler arasında ver almaz? A) Predispozanbirdurum varlığı B) Pa02/Fİ02 oranının 200'ün üstünde olması C) Akciğer grafisinde bilateral alveolar veya interstisyel infiltrasyon olması D) Pulmoner arter kapanma basıncının 18 mmHg'den düşük olması E) Mekanik ventilasyon gerektiren hipoksemi
Cevap B
|
 |
G. Cerrahi Vaka Kampı Kitabı Sayfa 27
94. Ciddi pankreatit nedeniyle yoğun bakımda takip edilen hastada takipne başlıyor. Dinlemekle ralleri olmayan hastanın arteriyel kan gazında pO2 ve oksijen saturasyonu giderek düşüyor. PA akciğer grafisinde bilateral diffüz alveolar infiltrasyon izleniyor. Bu hastada ilk akla gelecek tanı ne olmalıdır? A) Yağ embolisi B) Restriktif tip kardiojenik şok C) Staph Aereus pnömonisi D) ARDS E) İnhaler ilaç intoksikasyonu
Cevap D ARDS: Bu sendrom şokun gelişmesinden sonraki ilk 24 saat içinde bulguvermeye başlar. Erken klinik bulgular, takipne ve solunum işinin artmasıdır.Yapılan ilk değerlendirmede pulmoner kompliansta azalma, ventilatuvarölü boşlukta artma pulmoner arteriovenöz şantlaşma dikkati çeker. Şantıngöstergesi PO2’nin düşmesidir. Bu aşamada dinlemekle ral duyulmaz.Radyolojik bulgular klinik bulgulardan 12-24 saat sonra belirmeye başlar.Akciğer grafisinde bilateral difüz alveolar infiltrasyon gelişir. Bu bulgu kliniktablonun anormal tidal volüm için gereken solunum basınçları yükselir.Arteriyal oksijenizasyonu normal değerlerde tutabilmek için hafif olgulardasolunan karışımdaki oksijen yoğunluğunun da artırılması yeterli olabilir.Daha ağır olgularda yoğun solunum desteği gerekir. Bu başlık altında yapılanlarintratrakeal intübasyon, mekanik ventilasyon ve solunum sonu pozitifbasınç (PEEP) uygulamasıdır.
|
Mayıs 2011 Klinik Bilimler, Soru 16
6. Aşağıdakilerden hangisi akut respiratuvar distres sendromu tanısı konulmasında kullanılan kriterler arasında ver almaz? A) Predispozanbirdurum varlığı B) Pa02/Fİ02 oranının 200'ün üstünde olması C) Akciğer grafisinde bilateral alveolar veya interstisyel infiltrasyon olması D) Pulmoner arter kapanma basıncının 18 mmHg'den düşük olması E) Mekanik ventilasyon gerektiren hipoksemi
Cevap B
|
 |
Dahiliye Vaka Kampı Kitabı Sayfa 17
10. 23 yaşında daha önce oral kontraseptif kullandığı dönemde pulmoner emboli öyküsü olan bayan hasta bu kezde sağ bacakta derin ven trombozu tanısı alıyor. CBC, Biyokimya, rutin koagülasyon testleri normal bulunuyor. En olası tanı nedir? A) Heparine bağlı immün trombotik trombositopeni B) FV-Leiden defekti (aPC direnci) C) Protein C eksikliği D) Kronik İTP E) Antifosfolipid antikor sendromu
Cevap B aPC direnci FV'teki mutasyon nedeniyle aPC'nin FV'i inhibe edememesi, buna bağlı kontrolsüz koagülasyon sonucunda rekürren trombozlarla karekterize bir konjenital hastalıktır. Koagülasyon testleri normaldir. OK kullanımı trombotik olayları presipite eder. Diğer şıklarla ilgili vakalarda: A şıkkında heparin öyküsü, trombositopeni; C şıkkında kumadin öyküsü; D şıkkında kronik kanama semptomları ve trombositopeni; E şıkkında aPTT uzaması ve antikardiyolipin antikorlar ipucu olarak verilir.
|
|
|
|
Mayıs 2011 Klinik Bilimler, Soru 22
22. Aşağıdakilerden hangisi uygunsuz antidiüretik hormon sendromunun özelliklerinden biri değildir? A) İdrar sodyum düzeyinin genellikle yüksek olması B) Serum kortizol düzeyinin normal olması C) Serum albümin düzeyinin normal olması D) Postural hipotansiyonun olmaması E) Plazma renin aktivitesinin yüksekolması
Cevap E
|
 |
G. Cerrahi Vaka Kampı Kitabı Sayfa 25
89. 50 yaşına diabetik erkek hastada kafa travmasına bağlı subdural hematom nedeniyle ameliyata alındıktan 2 gün sonra letarji ve oligüri gelişiyor. Santral venöz basıncı normal olan hastanın labaratuar incelemelerinde GLU: 320, Na+: 128, K+: 3.4, Cl: 90, serum osmolaritesi: 270 mOsm/L, idrar sodyumu 45 mEq/L ve idrar osmolalitesi: 450 mOsm/L olarak saptanıyor. Bu hasta için aşağıdakilerden hangisi yanlıştır? A) Hastada uygunsuz ADH sendromu mevcuttur B) Hiponatremi hiperglisemiden kaynaklanmaktadır C) Tedavi sıvı kısıtlaması ile yapılır D) Hiponatremi belirtileri gelişmedikçe hipertonik NaCl verilmemelidir E) Hastada dilüsyonel hiponatremi mevcuttur
Cevap B Hastada uygunsuz ADH sendromu vardır. İdrarda su kaybı azalacağı için bu hastalarda idrar miktarı azalır, Na kaybı devam edeceği için idrar osmolalitesi artar. Su tutumu nedeniyle dilüsyonel hiponatremi ve hipoosmolarite gelişir. Total vücut sodyumu ve sıvı dengeleri normaldir, bu nedenle hücre dışı alanda ödem bulguları (pretibial ödem, akciğerde raller) gelişmez. Tedavisi sıvı kısıtlamasıdır. Hiperglisemi nedeniyle gelişen hiponatremide plazma osmolaritesinin artmış olması beklenirdi.
|
|
|
|
Mayıs 2011 Klinik Bilimler, Soru 35
35. Aşağıdaki bulgulardan hangisi diyabetik anne çocuklarında görülmez? A) Hipoglisemi B) Hipokalsemi C) Takipne D) Tremor E) Hipermagnezemi
Cevap E
|
 |
Pediatri Vaka Kampı Kitabı Sayfa 4
9. Yirmialtı yaşındaki anneden normal spontan vajinal yol ile 37 hafta 3 günlük gebelik süresini takiben vücut ağırlığı 4800 gram boyu 54cm, baş çevresi 32 cm olarak doğan erkek bebek doğumdan sonraki ilk saatler içerisinde üst ekstremitede ritmik titreme hareketlerini takiben , anormal göz devinimlerinin de eşlik ettiği vücutta kasılma ve alt ekstremitede pedal çevirme hareketleri yapıyor. Lumbosakral bölgesinin yeterli gelişmemiş olduğu gözleniyor. Fetal ekokardiyografisinde interventriküler septumu hipertrofik olduğu ve ayrıca atrial septal defekti olduğu gözlenmiştir. İlk saatlerden itibaren bebekte inleme, retraksiyonlar ve akciğer grafisinde hava bronkogramları da mevcuttur. Bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) İnfantil spazm (West sendromu) B) Sefal hematoma bağlı konvulzyon C) Diyafram hernisi D) Diabetik anne bebeği komplikasyonları E) Ebstein anomalisi
Cevap B Adeta metinde bebekle ilgili verilen bilgileri topladığımızda annenin kan şekeri profilini, insülin düzeyini görür gibi oluyoruz.…. Hiperinsülinemik bir gebemiz mevcut… ve hastamız da kötü kontrollü diabeti olan bir annenin kırmızı, tombiş ve problemli oğludur.(diyabetik anne bebeği pletorik ve cushingoid görünür.). Vaka incelendiğinde diabetik anne bebeği olmanın verebileceği birçok sorunu miras aldığı görülüyor..Yenidoğanda kan şekerinin 40 mg/dL altına düşmesi hipoglisemidir ve letarji, hipotoni ve emmeme gibi semptomlara yol açar. LGA (4000 gr'ın üzerinde) doğan ve doğumdan sonraki ilk 1-3 saatte hipoglisemiye giren bir bebekte ilk akla gelmesi gereken tanı hiperinsülinizmdir ve yenidoğanlardaki geçici hiperinsülinizmin en sık nedeni de diyabetik anne bebeğidir.
Vakanın tanımlanan problemleri de en olası tanı olarak sorulan seçenekler arasındaki Diabetik anne bebeği ve buna ait komplikasyonlarla açıklanacaktır. Bu problemleri gözden geçirdiğimizde diabetik anne bebeği olma durumunun sorudaki olgunun kliniğinin tümüne ek olarak her biri ayrı sorular olarak gelebilecek birçok farklı bulguya da yola açabileceğini görürüz. Tabi ki bu durum diabetin kontrolsüzlüğü ile de yakından ilişkilidir. Vakada tanımlanan anormal hareketlerin bebeğin hipoglisemik bir konvulzyon geçirmiş olması ile açıklanması en akla yakın durumdur. Solunum problemleri respiratuar distres sendromu kliniğini yansıtırken bebeğin çok belirgin bir LGA oluşu da diabetik anne bebeği oluşu açısından gene doğal beklenen sonuçtur.
|
|
|
|
Mayıs 2011 Klinik Bilimler, Soru 38
38. Aşağıdakilerden hangisi fenilalanin hidroksilaz eksikliğinin klinik bulgularından biri değildir? A) Ağırmental retardasyon B) Ekzematöz döküntü C) Epilepsi D) Hiperaktivite E) Kastonusunda azalma
Cevap E
|
 |
Pediatri Vaka Kampı Kitabı Sayfa 16
54. Üç yaşındaki çocuk özellikle güneş ışığına maruz kalan cilt bölgelerinde pellegra benzeri döküntüler, eritem, kaşıntı ve kronik egzema nedeniyle hastaneye getirilmiştir. Aile aynı zamanda çocukta ara ara tekrarlayıp düzelen ataksi atakları tariflemektedir. En olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Multiple karboksilaz eksikliği B) Ataksi telenjiaktazi C) Fenilketonüri D) Hartnup hastalığı E) Sistinozis
Cevap D Soruda fotosensitivite dermatiti ve intermitant ataksi özellikleriyle Hartnup hastalığı tanımlanmıştır. Hartnup hastalığı, triptofan'ın (buna bağlı olarak nikotinik asit) hem böbrek tubulusları hem de incebağırsak hücrelerindeki bozukluğa bağlı olarak emilememesi sonucu gelişir. Otozomal resesif geçişlidir. Çoğu hastada fotosentivite ve intermitan döküntü mevcuttur. Büyüme geriliği belirgindir, mental retardasyon ve serebellar ataksi görülebilir. İdrarda bol miktarda indol bileşikleri atılır.Tedavisinde proteinden zengin diyet ve niasin verilir.
|
|
|
|
Mayıs 2011 Klinik Bilimler, Soru 42
42. Altı yaşında, o güne kadar herhangi bir yakınması olmayan asiyanotik bir çocuğun fizik muayenesinde pulmoner odakta 2°/6° sistolik üfürüm, ikinci kalp sesinde sabit çiftlenme duyuluyor. Bu çocuk için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Fonksiyonel üfürüm B) Pulmonerstenoz C) Atrial septal defekt D) Fallot tetralojisi E) Patent duktus arteriozus
Cevap C
|
 |
Pediatri Vaka Kampı Kitabı Sayfa 40
161. 2/6 şiddetinde erken sistolik üfürüm duyulan 4 yaşında bir çocukta diğer muayene bulguları normal bulunuyor. Telekardiyografi ve EKG'sinde de patoloji görülmeyen bu hastadaki kalp anomalisi aşağıdakilerden hangisi olabilir? A) PDA B) Küçük muskuler VSD C) Geniş VSD D) ASD E) Aort koarktasyonu
Cevap B Küçük VSD genellikle asemptomatiktir. Kardiomegali, KKY, pulmoner HT olmaz. Şiddetli pansistolik bir üfürüm işitilir. Küçük muskuler VSD'de (en kolay spontan kapanan) ise erken sistolik üfürüm duyulur.
|
|
|
|
Mayıs 2011 Klinik Bilimler, Soru 46
46. On dört yaşında bir erkek çocuk sol üst kolda şişlik yakınmasıyla başvuruyor. Çekilen radyografide sol humerus diafizinde litik bir lezyon gözleniyor. Lezyonun etrafında periost reaksiyonu (soğan zarı görünümü) saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Osteoid osteom B) Osteosarkom C) Ewing sarkomu D) Langerhans hücreli histiositoz E) Basit kemik kisti
Cevap C
|
 |
Pediatri Vaka Kampı Kitabı Sayfa 59
249. Onbeş yaşındaki erkek hasta iştahsızlık, halsizlik, yüksek ateş, sol uyluk bölgesinde ağrı ve şişlik nedeni ile polikliniğe başvuruyor. Çekilen femur grafisinde litik lezyonlar ve periost reaksiyonu saptanması üzerine osteomiyelit ön tanısıyla antibiyotik tedavisi başlanıyor. Ancak tedaviye anlamlı yanıt alınamıyor ve klinik giderek şiddetleniyor. Bu hastada ayırıcı tanıda düşünülmesi gereken en olası malignite hangisidir? A) Osteosarkom B) Kondrosarkom C) Osteokondroma D) Ewing sarkom E) Rabdomyosarkom
Cevap D
|
|
|
|
Mayıs 2011 Klinik Bilimler, Soru 48
48. Otuz beş günlük bir kız bebek öksürü k ve solunum zorluğu yakınmalarıyla getiriliyor. Öyküsünden vajinal yolla zamanında doğduğu ve izleminde bilateral pürülan konjunktivit saptandığı öğreniliyor. Bu bebekte etken olarak öncelikle aşağıdakilerden hangisi düşünülmelidir? A) Streptococcus pyogenes B) Chlamydiatrachomatis C) Mycoplasma pneumoniae D) Listeria monocytogenes E) Staphylococcus aureus
Cevap B
|
 |
Pediatri Vaka Kampı Kitabı Sayfa 28
104. On beş gündür devam eden gözlerde pürülan akıntı, burun tıkanıklığı ve öksürük yakınmasıyla getirilen 1 aylık bebeğin fizik incelemesinde vücut ısısı 37 oC, solunum sayısı 70/dk ve oskültasyonda raller saptanır. Akciğer grafisinde havalanma artışı ile birlikte interstisyel infiltrasyon ve periferal eozinofili saptanan hastada en olası etken aşağıdakilerden hangisidir? A) Respiratuar sinsityal virüs B) Klamidya trahomatis C) B grubu streptokok D) Sitomegalovirüs E) Listeria monositogenes
Cevap B
|
|
|
|
Mayıs 2011 Klinik Bilimler, Soru 49
49. Üç yaşında bir kız çocuk 3 gündür devam eden 39-40 °C ye varan ateş, boğaz ağrısı ve boyunda 'bezeler nedeniyle getiriliyor. Fizik muayenede eksüdatif tonsillit ve splenomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde AST ve ALT düzeylerinde normalin üst değerinin iki katı yükselme gözleniyor. Bu çocuk için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Grup A streptokok enfeksiyonu B) 6. hastalık C) Kavvasaki hastalığı D) Enfeksiyöz mononükleoz E) Difteri
Cevap D
|
 |
Pediatri Vaka Kampı Kitabı Sayfa 26
97. Ateş, yorgunluk, membranöz tonsillit, damakta peteşiler, göz kapaklarında ödem, jeneralize LAP, splenomegali ve makülopapüler raş olan hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Kızamıkçık B) Enfeksiyöz mononükleoz C) Eritema enfeksiyozum D) Kızıl E) Difteri
Cevap C
|
|
|
|
Mayıs 2011 Klinik Bilimler, Soru 53
53. Dokuz yaşında bir erkek çocuk merdiven inip çıkarken zorlanma şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenede derin tendon refleksleri alınamıyor ve alt ekstremite proksimalinde kas gücü azalmış olarak bulunuyor; gastroknemius hipertrofisi saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde serum kreatin fosfokinaz düzeyi çok yüksek (10 000 U/L) bulunuyor. Aile öyküsünden dayısında da kas hastalığı olduğu öğreniliyor. Bu çocuk için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Miyotonikdistrofi B) Duchenne muskülerdistrofi C) Konjenital miyopati D) Emery-Dreifuss muskülerdistrofi E) Fasiyoskapulohumeral muskülerdistrofi
Cevap B
|
 |
Pediatri Vaka Kampı Kitabı Sayfa 11
36. 10 yaşındaki erkek çocuk ayağında güçsüzlük yakınmasıyla başvurmuştur. Fizik muayenesinde alt ekstremite akut flask bir paralizi olduğu saptanmıştır. Öyküsünde 3 hafta önce viral bir enfeksiyon geçirdiği öğrenilmiştir. Tetkikler sürerken alt ekstremitedeki bu tablonun gövdeye doğru yayıldığı ve hastanın solunum zorluğuna da yol açacak şekilde solunum kaslarının da tutulduğu gözlenmiştir. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Myastenia Gravitz B) Duchenne tipi musküler distrofi C) Spinal Muskuler Atrofi D) Reye sendromu E) Guillain-Barre Sendromu
Cevap E Vakada tariflenen tipik bir Guillain Barre sendromudur. Guillan –Barre sendromu ; • Gnle benigndir.2-3 hafta içinde kendini sınırlar ama parezi sekeli bırakabilir • Başlıca motor, bazen duyusal ve otonomik sinirleri tutan postenfeksiyöz polinöropati • Tüm yaşları etkiler • Paraliziler genellikle 10 y civarında viral bir hastalığı takiben ortaya çıkar • C.jejuni,Myc.pneumonia neden olabilir
|
|
|
|
Mayıs 2011 Klinik Bilimler, Soru 54
54. İki aylık bir kız bebek hareketsizlik, emmede güçlük, kurbağa pozisyonunda yatma şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenede hipotoni (+), refleksleri alınamıyor, gülümseme ve izlemesi var, dilde fasikülasyonları saptanıyor. Bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Spinalmusküleratrofi B) Konjenital hipotiroidi C) Miyotonia konjenita D) Periferik nöropati E) Konjenitalmuskülerdistrofi
Cevap A
|
 |
Pediatri Vaka Kampı Kitabı Sayfa 12
41. Bir buçuk aylık bebek son günlerde dikkat çekici hale gelen güçsüzlük ve gevşeklik yakınmalarıyla getiriliyor. Hastanın muayenesinde belirgin hipotonik olduğu saptanıyor. Duyu kaybı olmayan hastanın derin tendon refleksleri de alınamamaktadır. Bebeğin dilinde fasikülasyonlar gözleniyor. Bu hastada en olası tanı hangisidir? A) Guillain-Barre sendromu B) Duchenne tipi muskuler atrofi C) Spinal muskuler atrofi D) Menkes hastalığı E) Konjenital myastenia gravis
Cevap C Vaka ne yazık ki Spinal muskuler atrofinin infantil tipi (Werding-Hoffmann Sendromu) ne uyan şanssız bir bebektir. SMA; • Sık rastlanan bir nöromuskuler hastalıktır • Üst motor nöronlar normaldir • Kalp tutulmaz • Mental retardasyon olmaz • Fasikülasyonlar en iyi dilde görülür. • Kaslarda atrofi gelişecektir. • Duyu kusuru yoktur. • Dejenerasyon progresiftir.
|
|
|
|
Mayıs 2011 Klinik Bilimler, Soru 58
58. Gelişimi normal olan 12 yaşında bir kız çocuk kişilik değişikliği, yazısında bozulma ve tremor nedeniyle getiriliyor. Fizik muayenede tremor dışında patolojik bir bulgu saptanmıyor. Oftalmolojik incelemede Kayser-Fleischer halkası saptanan bu çocuk için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Friedreich ataksisi B) Sydenham koresi C) Wiison hastaiığı D) Ataksi-telanjiektazi E) Akut dissemine ensefalomiyelit
Cevap C
|
 |
Pediatri Vaka Kampı Kitabı Sayfa 20
71. Son aylarda okul başarısında bozulma ve davranış değişiklikleri yakınmalarıyla getirilen onbir yaşındaki erkek çocukta aynı zamanda sarılık ve solukluk da şikayetler arasındadır. Çocuğun laboratuar bulguları kronik aktif hepatit ve hemolitik anemi ile uyumlu bulunur. İdrarda glikozüri saptanan hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Otoimmun hepatit B) Galaktozemi C) Glikojen depo hastalığı D) Wilson hastalığı E) Kronik hepatit C enfeksiyonu
Cevap D
|
|
|
|
Mayıs 2011 Klinik Bilimler, Soru 73
73. Özofagus kostik yanıklarının erken dönem tedavisinde aşağıdakilerden hangisi yapılmamalıdır? A) Nötralizan ajanlarla yanığın sınırlanması B) Emetikverilmesi C) İntravenöz sıvı verilmesi D) Geniş spektrumlu antibiyotik verilmesi E) Gerekli olduğunda beslenme jejunostomisi açılması
Cevap B
|
 |
G. Cerrahi Vaka Kampı Kitabı Sayfa 20
71. Sekiz yaşında bir çocuk bilinmeyen bir miktarda kostik madde içiyor ve acil servise getiriliyor. Gerekli resüsitasyon ve antibiyotik uygulamasından sonra yaklaşım ne olmalıdır? A) Serbest sıvıyı görüntülemek için akciğer grafisi B) Endoskopi C) Gözlem altında tutulması D) Acil ameliyat edilmesi E) Gastrik içeriğin alkalileştirilmesi
Cevap B Kostik maddelerin yutulması hem akut, hem de kronik yaralanmaya neden olur. Genelde alkali maddeler asitlere göre daha sık yutulur, çünkü kuvvetli asitlerin ağız ve burunda ani yakıcı etkisi vardır. Yutulan alkaliler dokuyu çözüp yumuşatarak daha derinlere penetre olurlar. Asitler ise koagülasyon nekrozu yaptıkları için kendi penetrasyonlarını sınırlarlar. Ösefagustaki akut hasar, kostik maddenin tipine, konsantrasyonuna, içilen miktara ve doku ile temasta kaldığı süreye bağlıdır. Erken dönemdeki bulgular sternum arkası ve ağızda ağrı, hipersalivasyon, ağrılı yutkunma ve disfajidir. Zedelenmenin boyutuna göre ateş eşlik eder. Travmanın sebep olduğu hasarı görmek ve tedaviyi planlamak için erken dönemde endoskopi yapmak gerekir.
|
|
|
|
Mayıs 2011 Klinik Bilimler, Soru 74
74. Helicobacter pylori'nin neden olduğu kronik gastrit zemininde gelişen, H. pylori eradikasyonuyla gastritin tedavi edilebildiği olgularda tamamen kaybolma olasılığı olan mide tümörü aşağıdakilerden hangisidir? A) Taşlı yüzük hücreli karsinom B) MALToma C) Linitis plastika D) Karsinoid tümör E) Gastrointestinal stromal tümör
Cevap B
|
 |
G. Cerrahi Vaka Kampı Kitabı Sayfa 17
57. Küçük kurvatur üzerinde 8 mm çapında lezyon saptanan bir hastada çekilen bilgisayarlı tomografi normal olarak bulunuyor. Yapılan biyopsi sonucunda lezyon mukoza lenfoid doku tümörü (MALTomA) olarak bildiriliyor. Bu hasta için en uygun tedavi aşağıdakilerden hangisidir? A) Total gastrektomi ve splenektomi B) Proksimal gastrektomi ve özofagogastrostomi C) Metastaz taraması, Helicobacter pylori'ye yönelik tedavi, kemoterapi ve radyoterapi. D) Yalnızca Helicobacter pylori'ye yönelik tedavi E) Kama rezeksiyon
Cevap D Non-Hodgkin lenfoma lenfatik sistem dışında en sık GİS i tutar ve en sık tutulan organ midedir. H. pylori (+) mide lenfomalarda mide duvarında sınırlı ve lenf nodu tutulumu olmayan hastalarda eradikasyon ile tedavi yeterlidir. Komşu organ veya dokulara yayılım gösteren (evre III) veya yaygın hastalığı olan mide lenfomalı hastalar en iyi sistemik kemoterapi ve/ veya radyoterapi ile tedavi edilir. Cerrahi tedavi, kemoterapi ve/veya radyoterapiye yanıt vermekle birlikte midede tek başına lokalize rezidüel hastalığa sahip hastalarda ve kanama veya obstrüksiyon gibi komplikasyon durumlarının palyatif tedavisinde endikedir.
|
|
|
|
Mayıs 2011 Klinik Bilimler, Soru 87
87. Erken gebelik kayıplarının nedeni olarak en sık görülen kromozomal trizomi tipi aşağıdakilerden hangisidir? A) 13 B) 14 C) 15 D) 16 E) 17
Cevap D
|
 |
K. Doğum Vaka Kampı Kitabı Sayfa 21
95. İlk trimester spontan abortus incelemesinde en sık karşılaşılan kromozomal yapı aşağıdakilerden hangisidir? A) 46 XX veya XY B) Monozomi 45X C) 69 XXX D) Trizomi 16 E) Poliploidi
Cevap A İlk trimester spontan abortlarda kromozomal inceleme sonuçları; • Normal karyotip (46 XX, 46XY) = %47 • Kromozomal anomaliler = %53 • Trizomiler %50 • Trizomi 16 (%7) • Monozomi • 45XO(Turner) (%20) • Poliploidi (anembriyonik gebelik)
|
|
|
|
Mayıs 2011 Klinik Bilimler, Soru 93
93. Aşağıdaki venereal hastalık veya lezyonlarından hangisi ağrılıdır? A) Şankroid B) Şankr C) Granuloma inguinale D) Lenfogranuloma venerum E) Kondiloma aküminatum
Cevap A
|
 |
K. Doğum Vaka Kampı Kitabı Sayfa 27
123. Aşağıdaki seksüel yoldan bulaşan enfeksiyonlardan hangisinde ağrılı genital ülserler görülür? A) Şankroid B) Sifilis C) Lenfogranuloma venerum D) Gonore E) Kondiloma Akkuminata
Cevap A Genital ülserler içerisinde ağrılı olan herpes simpleks ve şankroidin ülserleridir. Ancak şankroidde (yumuşak şankr=ulcus mollE) ağrı çok daha ön plandadır.
|