E-posta Yazdır

Örnek Pediatri Vaka Soruları

SORU 1.
Doğum salonunda kalp hızı 50/dakika, solunumu yüzeysel, ekstremitelerinde hafif fleksiyon olan ve burnuna kateter sokulunca tepki vermeyen bir yenidoğanın tüm vücudu ve mukozaları da siyanotik ise APGAR skoru kaçtır?

A) 1
B) 3
C) 5
D) 7
E) 9

Cevap: B

SORU 2.
10 yaşındaki erkek çocuk ayağında güçsüzlük yakınmasıyla başvurmuştur. Fizik muayenesinde alt ekstremite akut flask bir paralizi olduğu saptanmıştır. Öyküsünde 3 hafta önce viral bir enfeksiyon geçirdiği öğrenilmiştir. Tetkikler sürerken alt ekstremitedeki bu tablonun gövdeye doğru yayıldığı ve hastanın solunum zorluğuna da yol açacak şekilde solunum kaslarının da tutulduğu gözlenmiştir.
Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Myastenia Gravitz
B) Duchenne tipi musküler distrofi
C) Spinal Muskuler Atrofi
D) Reye sendromu
E) Guillain-Barre Sendromu

Cevap: E
Vakada tariflenen tipik bir Guillain Barre sendromudur.
Guillan –Barresendromu ;
• Gnle benigndir. 2-3 hafta içinde kendini sınırlar ama parezi sekeli bırakabilir
• Başlıca motor, bazen duyusal ve otonomik sinirleri tutan postenfeksiyözpolinöropati
• Tüm yaşları etkiler
• Paraliziler genellikle 10y civarında viral bir hastalığı takiben ortaya çıkar
• C.jejuni, Myc.pneumonia neden olabilir


SORU 3.
Merdiven çıkarken çabuk yorulma ve çömeldiğinde tekrar doğrulmaktazorlanma yakınmalarıyla başvuran beş yaşındaki erkek hastanındaha önce bu tür yakınmalarının olmadığı,bu durumun yeni yenibelirgin hale geldiği belirtiliyor. muayenesinde proksimal kaslardabelirgin kuvvet kaybı saptanıyor. Baldır bölgelerinin daha dolgun görüldüğüçocukta lomber lordoz da belirgin olarak artmıştır. Dilde fasikülasyongörülmemektedir.
En olası tanı hangisidir?

A) Subakut sklerozan panensefalit
B) Duchenne tipi muskuler distrofi
C) Spinal Muskuler Atrofi tip 1
D) Serebral Palsi
E) Guilliuan Baree sendromu

Cevap B
Vakamızda tariflenen özellikler Duchenne tipi muskuler distrofi ile uyumludur. Zaten Duchenne MD en sık herediter geçişli kas hastalığıdır. Xp21 delesyonu sonucu distrofin sentezi bozulur…. Kas hücresi nekroza duyarlıhale gelir
• Klinikte; Ördek vari yürüme, Parmak uçlarında yürüme olabilir. DTRler azalmış kaybolmuştur.
• Ekstraokuler tutulum olmaz.
• Eklem kontraktürleri ve skolyoz sıktır.
• Vakamızda da belirtildiği gibi bunlarda dilde fasikülasyon beklenmez.


SORU 4.
Üç yaşında götürüldüğü göz muayenesinde lensin aşağı ve nasalesublukse olduğu görülmüştür. Araknodaktilisi de saptanan bir çocuğun ilerleyen dönemde göz bulguları giderek ilerlemiş ve retina dekolmanı ve optik atrofi de gelişmiştir. Hastanın dişlerinde yer yer düşmeler ve dökülmeler olmuştur. İzleminde vücudunun sağ kısmında hemiparezi gelişen çocuğun yapılan tetkiklerinde bunun serebral tromboembolik bir olay sonucu oluştuğu anlaşılmıştır.

Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Mukopolisakkaridoz
B) Homosistinüri
C) Gaucher hastalığı
D) Üre siklüsu defekti
E) Marfan sendromu

Cevap B
Bir homosistinüri olgusuyla karşı karşıyayız. En sık görülen doğumsal metionin bozukluğudur. Sistationin sentetaz eksikliğine bağlı OR geçişli bir hastalıktır. Homosistinürili hastalarda Marfan sendromundakine benzer iskelet anormallikleri vardır. Hastalar zayıf, uzun boylu ve uzun ekstremitelidir ve araknodaktilileri vardır. Skolyoz, pektus ekskavatum veya karinatum, genu valgum, pes cavus, yüksek damak ve diş dökülmesi sıktır. Hastaların mavi sklerası ve özel malar kızarıklığı vardır. Jeneralize osteoporoz, özellikle omurlarda, ana radyolojik bulgudur. Artmış homosistinin vasküler endotelde oluşturduğu harabiyet tromboemboli ataklarına neden olur. Özellikle serebral tromboemboliye bağlı paraliziler, ayrıca kor pulmonale, optik atrofi ve ağır hipertansiyon gelişebilir.

Örnek Dahiliye Vaka Soruları

SORU 1.
23 yaşında disartri ve tremor öyküsü olan bayan hasta, sarılık ve karın şişliği nedeniyle başvuruyor. Laboratuvar testlerinde KCFT bozukluğu ve hemolitik anemi saptanıyor.
Tanımlanan hastalık için hangisi yanlıştır?

A) Duodenal bakır emilimi artmıştır
B) Hemoliz görülebilir
C) Tedavide trientin veya d-penisilamin kullanılır
D) Böbrek tutulumu renal tübüler asidoz yapar
E) İdrar bakır atılımı artmıştır

Cevap: A
Soruda kan kaybı verilmeden (öykü ve GGK negatif) demir eksikliği anemisi, ishal, osteoporoz gibi bulgularla birlikte malabsorpsiyon düşündürür. KCFT artışı yapan ve otoimmün hastalık olan Çölyak hastalığı en olası tanıdır. (otoimmün hastalıkların birlikteliği bir ipucu).


SORU 2.
55 yaşında tüberküloz tanısıyla izlenen hastanın fizik incelemesinde hepatosplenomegali; Hb=9 gr/dl, MCV=85 fl, serum demiri düşük, ferritin yüksek saptanıyor, bu hastadaki aneminin en olası mekanizması nedir?

A) Kronik kan kaybı
B) Kronik hemoliz
C) İL-1, İL-6, TNF-alfa gibi sitokinlerin artışı
D) Kemik iliği fibrozisi
E) Eritropoietinde azalma

Cevap: C
Soruda kronik hastalık anemisi tarif edilmektedir. Romatoid Artrit, TBC, lenfoma gibi durumlarda görülen anemiler kronik inflamasyon anemisiolarak ta tanımlanır. Temel mekanizme sitokin artışına bağlı demirkullanımının bozulmasıdır.


SORU 3.
64 yaşında erkek hasta ingüinal, servikal ve paraaortik LAP’lar, hepatosplenomegali, ateş ve terleme nedeniyle araştırılıyor; Hb=9,BK=50.000, Plt=50.000; Coombs (+), indirekt bilirübin ve LDH yüksek bulunuyor. Verilen bilgilerle hangisi daha olası bir tanıdır?

A) Otoimmün hemolitik anemi
B) Herediter sferositoz
C) KLL
D) KML
E) MALToma

Cevap: C
Hastada otoimmün hemolitik anemi vardır.(Sarılık, LDH, Coombs pozitifliği). Otoimmün hemolitik anemi hematolojik malignitelerden KLL (en sık) ve lenfomalarda görülür. Hastada HSM ve yaygın LAP’lar KLL’nin özelliğidir; KML’de HSM olur, fakat yaygın LAP olmaz; ayrıca BK aşırı yüksek, LAP skoru düşük olur.

MALToma ise mide tutulumu ile seyreden düşük dereceli bir lenfomadır, diğer lenfomalar gibi yaygın LAP ve HSM daha az beklenir. KLL erken evrelerde asemptomatik olup rutin kan tetkiklerinde lenfositozile fark edilir, daha sonra yaygın lenfadenopatiler ortaya çıkar. Yıllar içinde splenomegali ve hepatomegali, en son anemi ve trombositopeni semptomları olur. Lenfositler görünüm olarak benign lenfositlere benzer (küçük veya olgun lenfosit görünümü), basket, sepet, “smudge” hücreleridenilen lenfositler olabilir. PY’da lenfositoz ve yaygın LAP’lar malign hastalıklardan KLL’nin bulgularıdır.Tanı koymak için kemik iliğinde lenfositoz veya kemik iliği / periferik kandan immünfenotiplendirme (CD5+ lenfositoz) yapılmalıdır.


SORU 4.


Şekildeki EKG trasesi hangisi ile uyumludur?

A) AV tam Blok
B) 2. derece Mobitz tip 1 Blok
C) 2. derece Mobitz tip 2 Blok
D) Sinus bradikardisi
E) VEA

Cevap B
MOBİTZ TİP 1 BLOK:
Wenckebach:
AV nodun beslenmesi bozulunca AV nod kızar, yukarıdan gelen uyarıları geciktirerek geçirir, diğer gelen uyarıyı daha da geciktirir, bir sonraki uyarıyı hiç geçirmez. Bir vuru atlayana kadar PR’de uzama olmasıdır. Sıklıkla inferiyör iskemiyi takiben oluşur. Tedavi gerektirmez, sadece izlenir. Atriyal hız ventrikül hızından biraz daha yüksektir.

Örnek Kadın Doğum Vaka Soruları

SORU 1.
Uterin arter uterus içerisinde sırasıyla (dıştan içe doğru) hangi dallarını verir?

A) Spiral-radial-bazal-arkuat
B) Spiral-bazal-radial-arkuat
C) Radial-arkuat-bazal spiral
D) Arkuat-radial-bazal-spiral
E) Bazal-spiral-radial-arkuat

Cevap D
Uterin arter internal iliak arterin ön dallarından ayrıldıktan sonra latum içerisindeki parametrium içerisinde ilerler ve üreterin üzerinden geçerek uterusa girer. Uterin arter seyri esnasında önce uterusa paralel olan Arkuat arterleri sonrasında ise Radial arteri verir. Bu iki arter myometrium içerisinde bulunan arterlerdir. Sonrasında endometrium içerisinde Basalve Spiral dallarını verir. Sıralama A-R-BA-S şeklinde akılda tutulabilir.


SORU 2.
Aşağıdaki myom dejenerasyonlarından hangisi semptomatiktir?

A) Kalsifik
B) Yağlı
C) Hyalen
D) Kırmızı
E) Kistik

Cevap D
Kırımızı dejenerasyon gebelikte görülen dejenerasyon tipidir. Son derece semptomatiktir. Soruda verilen diğer dejenerasyonların ortak özellikleri, asemptomatik olmalarıdır.


SORU 3.
66 yaşında postmenopozal kanama ile başvuran hastanın serviksindeki 2 cm’lik erezyon alanından alınan biyopsi sonucu adenokarsinom olarak gelmiştir. Genel anestezi altında yapılan muayenede vajen üst 1/3 tutulum izlemiş, parametriumlar serbest izlenimi alınmıştır.Yapılan pelvik MRI’de mesane veya rektum invazyonu olmayan fakat yaygın paraaortik ve pelvik lenfadenopati izlenen hastanın klinik evresi FIGO‘ya göre aşağıdakilerden hangisidir?


A) II a
B) III a
C) III b
D) IV a
E) IV b

Cevap A
Serviks kanseri klinik olarak evrelendirilir. Evre muayene ile yapılır. Lenfnodu yayılımı hiçbir şekilde evrelemeyi değiştirmez.

Serviks kanseri evrelemesi:
Evre 0: Karsinoma in situ (intra epitelyal karinoma)
Evre I: Serviksde sınırlı karsinom
• Ia: mikroskopik olarak tespit edilen lezyonları kapsar
• Ia1: stromal invazyon ≤3 mm ve genişliği <7 mm altındadır( mikroinvazivserviks kanseri)
• Ia2: Stromal invazyon 3 ile 5 mm arasındadır, genişlik <7 mm altındadır.
• Ib: Serviksde sınırlı gözle görülebilen klinik lezyon vardır.
• Ib1: ≤4cm lezyon
• Ib2: > 4 cm lezyon olmasıdır.

Evre II: Tümör serviks dışarısındadır
• IIa: Parametrial yayılım olmadan üst vajinal yayılım.
• IIb: Pelvik yan duvara uzanmayan parametrial yayılım olmasıdır.

Evre III: Tümör alt 1/3’ vajen ve/veya pelvik yan duvara ulaşmıştır ve/veyahidronefroz veya nonfonksiyone böbreğe neden olmuştur.
• IIIa: Tümör alt 1/3 vajene ulaşmıştır, pelvik yan duvara ulaşmamış
• IIIb: Tümör pelvik yan duvara ulaşmıştır ve/veya hidronefroz veya nonfonksiyoneböbreğe neden olmuştur.

Evre IV: Pelvis dışına yayılım olmas
ı• IVa:Tümör mesane veya rektum mukozasına ulaşmış
• IVb: Uzak organ metastazı yapması


SORU 4.
Gebelikte prolaktin en yüksek düzeye ne zaman ulaşır?

A) Menstruasyon sırasında
B) Doğumdan hemen önce
C) Postpartum ilk haftanın sonu
D) Ovulasyon sırası
E) Son trimester

Cevap B
Gebelik sırasında kan prolaktin seviyesi 10 katı bir artış gösterir. Bu artış gebeliğin başlaması ile başlar ve sonuna kadar devam eder. Doğum öncesi maksimum seviyeye çıkan prolaktin, doğum sonrası hızla azalır ancak sadece emme olur ise pulslar halinde salınmaya devam eder.

Örnek Genel Cerrahi Vaka Soruları

SORU 1.
Kolon kanseri nedeni ile ameliyat edilen hastada ekplorasyonda tümörün 3 cm uzunluğunda ince barsak segmentini invaze ettiği görülmüştür. Spesmeninin patolojik incelemesinde tümör çapının 6 cm olduğu ve alınan 12 mezenterik lenf nodundan 4 tanesinin pozitif geldiği saptanmıştır. Rezeksiyon sınırları temizdir. Hasta TNM sınıflamasına göre hangi evrededir?

A) I              B) II              C) III           D) IV             E) V

Cevap C
Kolon tümörü TNM evrelemesi
• T1. Submukozaya invaze
• T2. Muskularis propriaya invaze
• T3. Subserozaya invaze
• T4. Seroza-komşu organ invazyonu
• N0. Lenf nodu metastazı yok
• N1. 1-3 lenf nodu
• N2. 4’den fazla lenf nodu
• N3. Paraaortik-parailiak
• M0. Uzak metastaz yok
• M1. Uzak metastaz var
• Evre 0: Tis, N0, M0
• Evre 1: T1-2, N0, M0
• Evre 2: T3-4, N0, M0
• Evre 3: Lenf nodu (+)
• Evre 4: Uzak metastaz (+)


SORU 2.
Akut kolesistit nedeni ile sağ subkostal insizyonla kolesistektomi yapılan 63 yaşındaki bayan hastanın 4. gün 38.5’i geçen ateşleri oluyor.

En olası ateş nedeni hangisidir?

A) Atelektazi
B) Trombofilebit
C) Malign hipertermi
D) Yara infeksiyonu
E) Eviserasyon

Cevap D

Postoperatif ateş nedenleri:
Cerrahi sırasında yada çok erken dönemde:
1. Transfüzyon reaksiyonu
2. Lokalize apsenin açılması, bakteriemi
3. Malign hipertermi

İlk 24 saatte:
1. Atelektazi (En sık)
2. Nekrotizan yara infeksiyonları, Grup A β hemolitik streptokok infeksiyonları,nekrotizan fasiitis, kateter ve sıvı seti infeksiyonları

24-72 saatte:
Santral kateter sepsisi, pnömoni

>72 saatte:
1. En sık nedeni yara infeksiyonu
2. İntraabdominal infeksiyonlar
3. İdrar yolu infeksiyonları (kateter varsa)
4. Trombofilebit

> 1 hafta:
Anastomoz kaçakları, derin infeksiyonlar, apseler


SORU 3.
Divertikülit perforasyonu nedeni ile ameliyat edilen hastanın postoperatif4. gününde alınan arteriyel kan gazında pH: 7.49, pO2: 53mmHg, pCO2: 28 mmHg olarak ölçülmüştür. Hasta bu sırada nazal %50 oksijen solumaktadır.

En olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Atelektazi
B) Kronik obstrüktif akciğer hastalığı
C) ARDS
D) Postoperatif ağı nedeniyle hipoventilasyon
E) Sepsise bağlı metabolik asidoz

Cevap C
Hastada hipoksi ve hiperventilasyon nedeniyle gelişen hipokapni mevcuttur.
Hipoksinin başlıca 4 nedeni vardır:
1. Hipoventilasyon
2. Ventilasyon / perfüzyon oranında azalma
3. Difüzyon bozuklukları
4. Pulmoner şant
1, 2 ve 3. durumlarda gelişen hipoksi oksijen tedavisine cevap verirkenşant nedeniyle gelişen hipokside genellikle oksijen tedavisine direnç vardır.ARDS’de alveolar kapiller membranın hasarı ve artan permiabilite sonucundaödem, pulmoner kompliansta azalma ve şantlarda artış vardır.


SORU 4.
28 yaşında erkek hasta ani sağ kasık ağrısı nedeni ile başvuruyor. Hikayesinde 6 aydır kasıkta ara ara ortaya çıkan ve ıkınmakla büyüyen şişlik olduğu öğreniliyor. Hasta gaz – gayta çıkartabildiğini ifade ediyor. FM’de karnında distansiyon yok, barsak sesleri hiperaktif, yaygın hassasiyet ve rebound mevcut. Sağ inguinal bölgede üzerinde hassasiyet olan kitle palpe ediliyor.

En olasılıklı tanı aşağıdakilerden hangisidir?

A) İnkarsere direk herni
B) İnkarsere indirek herni
C) İnkarsere femoral herni
D) Richter fıtığı
E) Sliding herni

Cevap D
Richter fıtığı fıtık kesesi içerisinde barsak duvarının bir kısmının olması durumudur. Yani barsak lümeni tümüyle kese içerisine girmemiştir. Bu durumda fıtık kesesi içerisindeki barsak duvarının dolaşımı bozulabilir (strangülasyon). Ancak lümen açık olduğundan obstrüksiyon gelişmez.
Tanımlar:
• Komplet (tam): Hem fıtık kesesi, hem de içeriği tamamen defekt dışına uzanmaktadır.
• Inkomplet: Defektin varlığına rağmen fıtık kesesi veya içindekiler defektten tamamen geçmemiştir.
• Redüktabl: Fıtık içeriği abdomene geri itilebilir.
• Inkarsere (Irredüktabl): Fıtık içeriği sıkışmıştır, abdomene geri itilmesi mümkün değildir
.• Obstrüksiyon: Fıtık kesesi içinde kıvrılıp obstrüksiyon yapan barsakansı mevcuttur.
• Strangülasyon: Fıtık kesesi içinde bulunan dokunun kan akımıbozulduğu için iskemi ve nekroz varlığı söz konusudur.
• Littre Fıtığı: Fıtık kesesi içersinde Meckel divertikülünün bulunmasıdır.
• Richter Fıtığı (Pincement lateral): Kese içersinde barsağın yan duvarındabir parçasının bulunmasıdır. Obstrüksiyon olmadan strangülasyon gelişebilir.
• Sliding Herni: Fıtık kesesinin duvarının tamamen peritonla değil, kısmen kayarak fıtık kesesine eşlik eden kolon veya mesane gibi retroperitoneal organlarca oluşturulmasıdır. En sık indirek ingüinal hernilerde görülür.
• Spiegel Fıtığı: Rectus kas kılıfının yan kenarında m. transversus abdominis aponörozu bölgesinden (semilunar hat) fıtık oluşmasıdır.
• Indirek Fıtık: Erkek ve kadınlarda en sık rastlanan herni tipidir. E/K=5-10/1 Direk hernilerden 5 kat daha sık. Pediatrik ing. hernilerin yaklaşık tamamı indirektir, inkarserasyon riski yüksektir, %75 sağdadırve genelde bilateraldir. % 10 oranında bilateral açık prosesus vajinalis bulunabilir. Inmemiş veya inguinal kanalda testis, hidrosel varlığı potansiyel olarak indirek herni ile ilişkilidir.
• Direk Fıtık: Doku zayıflığı nedeni ile Hasselbach üçgeni içinden çıkar. Inf. epigastrik damarların medialinde. Defekt genelde geniş tabanlıdır ve inkarserasyon ve strangülasyon riski daha azdır.Artan yaşla birlikte sıklığı artar, fiziksel aktivite ile de ilişkilidir.
• Pantolon herni: Direk + Indirek herni. Inf. epigastrik damarların medialve lateralinden aynı anda herniasyon vardır.
Femoral herni: Ing. ligamanın arkasından, femoral kılıf boyunca femoral damarların medialinde femoral kanala fıtıklaşmadır. Fizik egzersiz vegebelikle ilişkili. Kadınlarda daha sık. Inkarserasyon ve strangülasyonriski yüksek, %30-40.
• Rekürren ing. Herni: Tedavi sonrası tekrarlayan fıtıklardır.
• Umbilikal herni: Umblikustaki fıtıktır. Asit ve gebelikle ilişkili. Kadınlarda 10 kat daha sık görülür.
• Epigastrik herni: Linea alba defekti sonucu gelişir. E/K=3/1 oranındadır.
• Ventral herni: Inguinal bölge dışındaki ön duvar fıtıklarıdır. En sık şekli insizyonel hernidir.
• Parastomal herni: Kolostomi veya ileostomi kenarından gelişen hernilerdir.
• Lomber Fıtık: Lomber bölgesinde vertebra, kosta ve iliak kemik arasında oluşur. Üstte Grynfeltt üçgeninden, inferiorda ise Petit üçgeninden fıtıklaşma olur.
• İnsizyonal Fıtıklar: İatrojenik bir fıtıktır, % 0.5-13.9 oranında görülür.Genellikle ameliyattan sonraki ilk yıl içinde ve nadiren de 2-3 yıl sonra gelişir.

Pelvik Fıtıklar:
• Obturator herni: Obturator foramenden herniasyon. Sinir basısı ile Howship-Romberg bulgusu olur.
• Siyatik Fıtık: Tüm fıtıkların en nadir görülenidir. Büyük veya küçük siyatik foramenden fıtıklaşma.
• Perineal fıtık: Pelvik tabandaki zayıflığa bağlı olarak oluşur. Primeri nadirdir, genelde sekonderdir.